Homeros'un "ebedi mavilikler ülkesi", "şimdi bir mucizeye ihtiyacım var" diyenlerin adresi burası. Nasıl olmasın ki. İlk başta doğası uygun buna. Bir ada düşleyin ki, denizin üzerinden yürüyerek gideceksiniz. Antik dönemin taşlarının döşeli olduğu bir yoldan ulaşacaksınız hem de adaya. Denizin üzerinden yürüyerek bir adaya ulaşmak! Yer Gümüşlük ise mucizeler sıra sıra.

Cevat Şakir’in, “başka yerde nur içinde yatılacağına Bodrum’da nur içinde yaşanır” diye tanımladığı bölgenin bir uzantısı Gümüşlük...

Kayaları rüzgarın etkisiyle aşınmış ve her birinin sanat eseri gibi karşınızda durduğu doğal bir mekan burası. Maviyle yeşilin mükemmel uyumunun, geleni geçeni hayran bıraktığı bir coğrafya sözü edilen. Zeytinlikler, narenciye bahçeleri, begonviller, şebboylar, sarısıyla mavisiyle boy boy çiçeklerin açtığı bir kuytu. Ilgın ağaçlarına kurulan hamaklarda, rüzgarın yeline kendini bırakma halinin yaşanabileceği ayrıcalıklı bir bölge Gümüşlük.

Taş evlerinin duvarlarını saran rengarenk çiçekler, duvarlara asılı ahşap oymalar, süs kabakları, rüzgar gülleri, antika eşyalar, mumluklar. Evin hemen yanı başındaki çınar ağacının dallarına asılı duran renkli kurdeleler, tahtadan oyulmuş oyuncaklar. Sanırsınız ki, bu evin içerisinde bir şaman töreni var.

Evin asması altına kurulan tahta masa, iskemle, masanın üzerine özenle serilmiş örtüsü, antika vazosundaki çiçekleri... Belli ki bir akşamüzeri buluşmasına tanıklık edecek. Bahçe belki de gün batımına hazırlandı. Çünkü Gümüşlük’te gün batımı da bir tören havasında gerçekleşiyor. Deniz üzerinde yer alan irili ufaklı adalar, gün batımı sırasında bir siluete dönüşüyor. Karşıdaki adalar arasında kaybolmaya yüz tutan güneşin turuncudan kızıla, kızıldan mora dönüşen hali.


Adaya yürüyerek gitmek

 

 Kuzey komşusu Yalıkavak, güney komşusu Turgutreis, kıyısına dantel gibi işlenmiş koylarıyla Gümüşlük... Koylarına uzaktan bakıldığında, denizin üzerine serpiştirilmiş gibi duran adalar göze çarpıyor. Yöre halkı, bu adalara, “serpmek, tohum atmak” anlamına geldiğini söyledikleri “Sporat” takım adaları denildiğini aktarıyor. Adalar arasında şüphesiz en meşhuru “Kardak Adası.” Bir dönem Türkiye ile Yunanistan’ı savaşın eşiğine getiren ada. Pek çoğu bu adaya en yakın kara parçasının Turgutreis olduğunu bilse de, aslı Gümüşlük’tür. Yörede yaşayanlar, Kardak sorununun boy gösterdiği yıllarda, beldede yaşanan hareketliliği bir efsane anlatır gibi aktarıyor.

Denizin içerisinden yürüyerek ulaşılan Asar Adası ayrı bir anlam taşıyor. Burada bir dönem tavşanlar yoğun biçimde yaşıyordu. Bu nedenle halk tarafından Tavşan Adası olarak adlandırıyordu. Artık tavşanlar yok. Ancak adaya olan ilgi geçmiş yıllardan daha fazla. Yürüyerek gidilen ada diye nam salan Tavşan Adası‘nın hakim noktasına çıkarak, Gümüşlük’ün koylarını izlemek ya da bu adanan denize atlamak belde tatilcilerinin hala en büyük ilgi gösterdikleri etkinlikler arasında. Çavuş Adası çevresine ise dönem dönem fokların gelerek, barındıkları dillendiriliyor.

Gümüşlük’ün koyları korunaklı mı korunaklı. Özelikle kış aylarında kendilerine sığınaklı bir liman arayan denizcilerin yöneldiği adres bu koylar oluyor. Dönmez Burnu içerisindeki, iç liman en sert havalarda bile, mahcup etmeyecek biçimde kol kanat geriyor kendisine sığınanları.
 

Yaz-kış rüzgar

  Gümüşlük’ün rüzgarı yaz-kış eksik olmuyor. Kış aylarında anlaşılabilir bir durum olarak değerlendirilir de, yaz aylarında bu nesi diyenler çıkabilir. Ancak Gümüşlük Ege Denizi’ne biraz daha aşağısında Akdeniz’e açılan yola oldukça yakın bir konumda. Bu nedenledir ki, tatil rotasını Gümüşlük yönüne doğru çevirenlerin, sıcaktan bunalmayacakları bir mekan söz konusu. Rüzgarın bu denli etkili olması geçmiş dönemlerde yaşayanlar tarafından, yaşamsal ihtiyaçları karşılamada kullanılmış. Bunun izleri belde çevresinde gözlemlenebiliyor. Gümüşlük’ün tepe noktalarına kurulan değirmenler geleni, geçeni selamlıyor. Yöre halkı, değirmenlerden söz açıldığı sırada, “Eski insanlar, bu değirmenler sayesinde yiyecek ihtiyaçlarının temel maddesini karşılıyorlarmış. Tarlada ürettikleri arpa, buğday burada öğütülüyormuş” diyorlar.

Gümüşlük’ün kış nüfusu 3 bin 500. Yörede yaşayanlar, kış aylarını daha fazla sevdiklerini vurguluyor. Daha sakin ve sessiz olduğunu dile getiriyorlar. “Gümüşlük sadece bize kalıyor” diyerek, beldelerine olan sevgilerini vurguluyorlar bir anlamda.



  Balık lokantaları

 

Yaz döneminde özellikle akşam saatlerine doğru binlerce kişinin ayak oynattığı belde tam bir şenlik alanına dönüşüyor. Bordum Yarımadası‘nın neresinde olursa olsun bir tatilci, Gümüşlük’e gelerek, balık lokantasına uğramadan ayrılmıyor. Beldede yaşayanlar, sahilde sıra sıra dizili lokantalarda çatal, kaşık oynatmadan, kadeh tokuşturmadan Bodrum’dan ayrılanları, yarımadaya gelmiş saymıyor. Burada günün hangi saati giderseniz gidin taze balık bulmak olası. Buna en büyük etken, hemen her bir lokanta işletmesinin aynı zamanda bir balıkçı teknesinin olması. Evet buradaki balık lokantacıları, balığı kendileri tutuyor. Bu nedenle balık her an taze. Balığın da, çeşit çeşidi.

Lokantalar günün hemen her saati dolu desek yeridir. Ancak akşam saatlerinde yer bulmak neredeyse imkansız. Bu nedenle niyetlenenler olacaksa Gümüşlük’te balık yemeğe gün batımından önce beldede olmaları tavsiye olunur.



Antik dönemden günümüze

 

   Arkaik dönemlerden bu yana yerleşim yeri olan Gümüşlük’ün antik kenti Myndos. Milattan önce iki binli yıllara tarihlenen Myndos, Lelegler tarafından Karya kıyılarında kurulan sekiz kentten birisi olarak kabul ediliyor.
Günümüz Gümüşlük’ün fazlasıyla ilgi çeken mekanlarından birisi de antik kenti. Tarihçi Strabon’a göre, Karya hükümdarı milattan önce 4. yüzyılda sekiz kentten altısının boşaltılarak Halikarnassos’a yerleşmelerini emrediyor. Ancak Myndos bu uygulamanın dışında tutuluyor ve yerleşim yeri kıyıya doğru taşınıyor.

Günümüzdeki yerleşim yeri tamamıyla kıyı şeridi olan Gümüşlük’ün yanı başında yer alan antik kent beldeye gelenlerin ilgisini çeken mekanlardan birisi.

 

Karakaya Köyü

 

  Beldenin ilk yerleşimlerinden olan Karakaya Köyü, tamamen kayalar üzerine kurulduğundan bu adla anılıyor. Kentsel SİT alanı. Tarihi dokusu korunmuş halde. Gümüşlük Koyu’na hakim bir noktada. Dağların arasına gizlenmiş konumuyla ilgi çekiyor. Eski dönemlerde özellikle 16. yüzyılda korsan saldırılarından korunmak için iç tarafa doğru yapıldığı söyleniyor. Günümüzde halen ilgi çekiyor. Yöreye gelenlerin uğrak adreslerinden birisi de Karakaya Köyü.

 

 

Kiliseden festival mekanına

Geçmiş dönemlerde Hristiyanlar için ibadet mekanı olan Eklisa Kilisesi, günümüzde Gümüşlük’te düzenlenen klasik müzik festivaline ev sahipliği yapıyor. Olağan üstü akustiğiyle sanatçılara sahne olan Eklisa, festival dönemlerinde sanatseverler tarafından dolduruluyor. Kimin aklına gelirdi papazın harcını kardığı kilisenin günün birinde sanata mekan olacağı. Yer Bodrum Yarımadası’nın farklı mekanı Gümüşlük ise akla gelmezler, gerçekleşiyor.

Festivaller

Gümüşlük’te 2007 yılında başlayan karikatür şenliği kapsamında beldede ayrı bir hareketlilik yaşanmaya başladı. Karikatüristlerin yapıtları, beldenin hareketli noktalarında sergileniyor. Bunun yanı sıra bir de, uluslararası sanatçıların katılımıyla Taş Beton Heykel Sempozyumu düzenleniyor. Etkinliğin ilki 2006 yılında gerçekleştirildi. Sempozyumda üretilen yapıtlar belde kıyısında, sokaklarında sergileniyor. Tatilciler bu heykellere sarılıp fotoğraf çektiriyor.

Heykellerin her biri ayrı bir hikayeyi anlatıyor. Özellikle sahilde yer alan kadın heykeli tatilcilerin fazlasıyla ilgisini çekiyor. Heykelin boynuna sarılanlar, bir diğeri tarafından fotoğraflanıyor. Bu heykel, Gümüşlük’ün son dönemlerdeki simgesi konumunda. Önümüzdeki yıllarda, “Gümüşlük’teydim” demenin kanıtı olacak gibi.
 

 

http://www.gumusluk.bel.tr/upload/etkinlikler/minik/19CCBBEE6F234E94BA0B19627A7CFBC2.jpg

Sanat Evi


Gümüşlük tatil olgusunu doğal zenginliklerine sanat etkinliklerini de katarak sürdürüyor. Bu anlamda yerel yönetimin çabaları ön plana çıkıyor. Yalı mevkiinde yer alan tek katkı bir bina sanat evi olarak tasarlandı ve hizmete açıldı. Sekiz yıldan bu yana farklı sanat dallarından sanatçılara ev sahipliği yapan Gümüşlük Sanat Evi, yaz döneminde binlerce sanatsever tarafından geziliyor.

Her yer şenlik alanı

Gümüşlük’te yaz aylarında her mekan şenlik alanı gibi. Tur teknelerinin getirdiği tatilciler ve yanı sıra akşam saatlerine doğru karayoluyla beldeye gelenlerle hemen her gün canlılığın yaşandığı yere özellikle 30 Ağustos Zafer Bayramı gecesi görülmeye değer. Gümüşlük Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik çerçevesinde iskeleye kurulan orkestra, Bodrum Türküleri seslendiriyor. Folklor sanatçılara sahne alıyor. Belde sokaklarında, sanatçılarla tatilciler birlikte zeybek oynuyor. Tavşan Adası‘ndan atılan havai fişekler Gümüşlük’ün üstünde renk cümbüşü yaratıyor.

 


Ozan Yayman

Cumhuriyet